İçeriğe geç
Rezervasyon

Çukurambar · Ankara

Teknik

Reformer nasıl icat edildi? Hastane karyolasından stüdyoya

Reformerın üzerine ilk kez uzandığınızda akla gelen ilk şey genellikle şu oluyor: bu makineyi kim, neden böyle tasarladı? Cevap bir spor salonunda değil, Birinci Dünya Savaşı sırasında bir gözaltı kampında.

4 dk okuma ODİ Pilates eğitmenleri

Man Adası, 1915

Joseph Pilates 1883’te Almanya’da doğdu. Savaş çıktığında İngiltere’de yaşıyordu ve Alman vatandaşı olduğu için Man Adası’ndaki bir gözaltı kampına gönderildi. Orada geçirdiği yıllar, bugün stüdyolarda yapılan her şeyin başlangıcı oldu.

Kampta yaralı ve hasta insanlarla ilgilendi. Karşılaştığı sorun basitti ve çözümü de öyle: yataktan kalkamayan biri nasıl egzersiz yapabilir? Anlatılan hikâyeye göre cevabı karyolaların yay sisteminde buldu — yayları söküp yatağın ucuna bağladı ve hastaların yatarken direnç altında çalışmasını sağladı.

Bu ayrıntı hikâyenin en güzel yeri değil; en önemli yeri. Yay, güçlü insanları daha da zorlamak için değil, hareket edemeyen insanları hareket ettirmek için icat edildi. Bugün ilk seansına gelen ve hiçbir şey yapamayacağını düşünen birine yay desteğiyle hareket yaptırmamızın kökeni yüz yıl önceye gidiyor.

Adı pilates değildi

Joseph Pilates yönteme kendi adını vermedi; ona Contrology dedi. Kelimenin seçimi tesadüf değil: kontrol, sistemin merkezindeki fikirdi.

Yaklaşımın özü, hareketi çok yapmak değil doğru yapmaktı. Az tekrar, yavaş tempo, her hareketin nefesle eşleşmesi. Bugün bir reformer seansında on iki hareket ve her birinde altı ile on tekrar yapılıyor olmasının sebebi bu — sayı düşük görünüyor ama her tekrar hem gidiş hem dönüş fazında yükleniyor.

Pilates adı yöntemi ancak o öldükten sonra, öğrencileri aracılığıyla aldı.

New York ve dansçılar

1926’da Amerika’ya göç etti ve New York’ta bir stüdyo açtı. Stüdyonun yeri, yöntemin kaderini belirledi: dans stüdyolarının bulunduğu bir binadaydı.

Dansçılar kısa sürede müdavim oldu. Sebebi de anlaşılır: bir dansçının ihtiyacı olan şey hacim değil, kontrol, hareket aralığı ve sakatlıktan dönebilmek. Yöntem bu üçünü doğrudan karşılıyordu.

Bugün pilatesin bir kadın sporu sayılması, büyük ölçüde bu tarihsel yolun sonraki halkalarından geliyor. Oysa yöntemi geliştiren kişi bir erkekti ve ilk öğrencileri arasında boksörler de vardı. Bu konuyu ayrıca erkekler için pilates sayfasında ele aldık.

Altı ilke

Contrology bir hareket listesi değil, bir yaklaşım. Sonraki yıllarda öğrencileri bu yaklaşımı altı başlıkta topladı ve bugün hâlâ aynı altı başlık anlatılıyor. Hiçbiri soyut bir slogan değil; her biri derste doğrudan bir davranışa karşılık geliyor.

  • Konsantrasyon Hareket dikkat gerektiriyor. Derste telefonun olmaması ve bir saat boyunca tek bir işle meşgul olmak bunun pratik karşılığı.
  • Kontrol Yöntemin adı buradan geliyor. Platformu geri bırakmamak, menzili kontrolün bittiği yerde durdurmak — hepsi bu ilkenin uygulanması.
  • Merkezleme Hareket gövdenin merkezinden başlıyor. Kol ya da bacak hareket ederken gövdenin sabit kalması gerekiyor; kor çalışması da tam bu yüzden dolaylı oluyor.
  • Akış Hareketler arasında kopukluk olmaması. Bir tekrarın bitişi bir sonrakinin başlangıcı; duraklamalar yalnızca ayar için.
  • Kesinlik Çok tekrar değil, doğru tekrar. Altı doğru tekrar, yirmi yaklaşık tekrardan fazla iş yapıyor.
  • Nefes Her hareketin bir nefes şeması var ve şema keyfi değil. → Nefes: pilatesin en çok atlanan parçası

Klasik ve çağdaş

Joseph Pilates 1967’de öldüğünde arkasında yazılı bir müfredat bırakmadı; yöntem öğrencileri aracılığıyla devam etti. Öğrencilerin farklı yorumları da bugünkü ayrımı doğurdu.

Klasik ekol orijinal repertuvara ve hareket sırasına sadık kalıyor. Sıranın kendisi bir bilgi taşıyor: her hareket bir sonrakine hazırlıyor ve dizilim değiştirilmiyor.

Çağdaş ekol ise anatomi ve rehabilitasyon alanındaki gelişmeleri yönteme katıyor. Hareketler kişiye göre değiştirilebiliyor, yeni varyasyonlar ekleniyor ve sıra esneyebiliyor.

Aralarında bir üstünlük iddiası doğru olmaz. Bizim yaklaşımımız çağdaş tarafa daha yakın: program postür değerlendirmesinden çıkıyor ve kişiye göre yazılıyor. Ama borç aldığımız yapı klasik ve bunu saklamıyoruz. → Eğitmen sertifikaları

Diğer aletler nereden çıktı?

Joseph Pilates ömrü boyunca yirmiden fazla ekipman tasarladı ve hiçbiri bir ürün ailesi olarak düşünülmedi. Her biri belirli bir sorunu çözmek için ortaya çıktı.

  • Reformer Kayan platform ve yaylar. Tek başına bir seansın tamamını taşıyabilen tek alet ve bu yüzden en yaygını. → Reformer pilates
  • Cadillac Yüksek bir yatak ve üzerinde yaylar sarkan bir çerçeve. Adının ve biçiminin karyola hikâyesine en yakın duran alet bu.
  • Wunda Chair Küçük bir tabure ve yaylı bir pedal. Aletlerin en sade görüneni, genellikle en zoru.
  • Barrel Kavisli yüzeyler. Omurgayı doğal eğrilerinin ötesine kontrollü biçimde açmak için.

Hangi aletin ne işe yaradığını pilates ekipmanları sayfasında topladık. Bizde reformer ve küçük ekipmanlar var; diğerleri yok ve sebebini orada yazdık.

Türkiye’ye ne zaman geldi?

Pilates Türkiye’ye 2000’li yıllarda, önce büyük şehirlerdeki butik stüdyolar üzerinden girdi. İlk dönem büyük ölçüde mat ağırlıklıydı; aletli pilatesin yaygınlaşması son on yılın işi.

Yayılmanın bir yan etkisi terimde oldu. Bugün Türkiye’de en çok aranan kelime aletli pilates ve bu terim, yay dirençli her ekipmanla yapılan dersi kapsıyor. On kişilik bir salon dersi de, dört kişilik bir stüdyo seansı da aynı adı taşıyor.

İkinci yan etki kitlede oldu: pazarlama büyük ölçüde estetik odaklı yapıldığı için pilates bir kadın sporu olarak yerleşti. Yöntemi geliştiren kişinin bir erkek olduğu ve ilk öğrencileri arasında boksörlerin bulunduğu düşünülürse, bu tamamen yerel bir algı. → Aletli pilates

Bugün ne kaldı?

Yüz yıl önce kurulan sistemin bugün hâlâ ayakta olan iki fikri var.

Birincisi kademelendirilebilirlik. Yay değiştirerek aynı hareketi neredeyse yüksüz de, ağır da yapabilmek — bu, hem yeni başlayanı hem sporcuyu aynı derste tutabilmenin tek yolu.

İkincisi dönüş fazı. Yay platformu geri çekiyor ve siz o çekişe direniyorsunuz; yani her tekrar iki yönlü çalışıyor. Joseph Pilates bunu bugünkü terimlerle anlatmıyordu ama sistemi buna göre kurmuştu.

Derste altıncı tekrarda bacağınız titremeye başladığında, aslında bir asır önce bir kamp yatağında çözülmüş bir problemin devamını yaşıyorsunuz.

Yüz yıllık bir fikir, elli dakika.

Yayın ne yaptığı ilk footwork serisinde anlaşılıyor. Uygun saatleri WhatsApp'tan paylaşalım.

Uygun Saatleri Sorun