İçeriğe geç
Rezervasyon

Çukurambar · Ankara

Alışkanlık

Altıncı hafta: motivasyonun düştüğü ve çoğu insanın bıraktığı yer

Bir üyenin bırakacağını genellikle önceden söyleyebiliyoruz ve tarih neredeyse hep aynı: beşinci ya da altıncı hafta. Bunun sebebi ilginç, çünkü aynı dönem farkın gelmeye başladığı dönem.

4 dk okuma ODİ Pilates eğitmenleri

Beşinci haftada ne oluyor?

Üç şey aynı anda bitiyor ve üçü de motivasyonu taşıyan şeylerdi.

İlk heyecan bitiyor. Yeni bir şeye başlamanın kendisi bir enerji kaynağı ve o enerji bir aydan uzun sürmüyor. Beşinci haftada ders artık yeni bir şey değil.

Kas ağrısı geçiyor. İlk haftalarda ağrı, bir şeyin çalıştığının kanıtı gibi hissediliyor. Üçüncü haftadan sonra azalıyor ve o kanıt ortadan kalkıyor.

Ders rutinleşiyor. Hareketler artık biliniyor, makine tanıdık, akış öngörülebilir. Bu aslında iyi bir işaret — öğrenme aşaması bitti demek — ama hissedilişi tam tersi.

İşin ironik tarafı

Aynı dönemde ölçülebilir değişim tam da başlıyor.

Üçüncü ile altıncı hafta arası, gövde dayanıklılığında ilk somut farkın geldiği aralık. En sık duyduğumuz geri bildirim burada söyleniyor: uzun oturuşlarda belin daha geç yorulması. Postürdeki görünür değişim de altıncı haftadan itibaren başlıyor.

Yani motivasyonun en düşük olduğu nokta, kazancın görünmeye başladığı yerin hemen öncesi. İki eğri ters yönde ilerliyor ve kesiştikleri yerde bırakma kararı veriliyor. → Yeni başlayanlar

Neden değişimi göremiyorsunuz?

Çünkü içindesiniz. Her gün gördüğünüz bir şeydeki yavaş değişim fark edilmiyor; aynı sebeple kendi çocuğunuzun boyunun uzadığını uzun süre görmeyen bir komşu görüyor.

İkinci sebep yanlış ölçü. İlk üç ayda teraziye bakan biri neredeyse hiçbir şey görmüyor: kas artıp yağ azaldığında rakam sabit kalıyor. Aynada bakan da dramatik bir şey görmüyor.

Değişim başka yerlerde: aynı hareketi daha ağır yayla yapabiliyor olmak, ayakkabı bağlarken zorlanmamak, uzun toplantıda belin geç yorulması. Bunların hiçbiri kendiliğinden fark edilmiyor; bakmak gerekiyor. → Zayıflatır mı?

Biz ne yapıyoruz?

Bu eşiği bildiğimiz için altıncı haftada bir şey yapıyoruz: ilk seanstaki postür ve hareket değerlendirmesini tekrarlıyoruz.

Aynı testler, aynı ölçüler, yan yana. Tek ayak üzerinde ne kadar durabildiğiniz, öne eğilirken nereye kadar gidebildiğiniz, omuz hizanız. Beş dakika sürüyor ve genellikle şaşırtıcı oluyor — çünkü değişim var, sadece görülmüyordu.

İkinci şey daha basit: hangi hareketi ilk günkünden farklı yaptığınızı hatırlatıyoruz. İlk hafta bir yayla zor yaptığınız bir hareketi şimdi üç yayla yapıyorsanız, bu bir rakam ve tartışılmıyor.

Diğer iki eşik

Altıncı hafta en belirgin olanı ama tek eşik değil. İki tane daha var ve ikisinin de sebebi farklı.

Birinci hafta. İlk seanstan sonraki kas ağrısı bazı kişiyi ikinci seansa gelmekten alıkoyuyor. Oysa o ağrı olağan, iki üç günde geçiyor ve üçüncü haftadan sonra belirgin biçimde azalıyor. → Kas ağrısı iyi bir işaret mi?

Dördüncü ay. Bu eşik farklı bir yerden geliyor: ilk büyük kazançlar alınmış oluyor ve ilerleme eğrisi doğal olarak yatıklaşıyor. Beklenti hâlâ ilk ayların hızındaysa hayal kırıklığı oluyor. Oysa o dönemde kazanç durmuyor, yalnızca yavaşlıyor ve daha derin bir yerde birikiyor.

Kendi başınıza ne yapabilirsiniz?

  1. Doğru şeyi ölçün Terazi yerine mezura; ayda bir, aynı koşullarda bel ve kalça ölçüsü. Bir de yay ağırlığınızı not edin — en nesnel ölçü o.
  2. Sabit saati koruyun Motivasyonun düştüğü dönemde karar vermek zorunda kalmamak en büyük avantaj. Salı 19:00 takvimdeyse gitmek varsayılan oluyor.
  3. Bir kez kaçırmayı bırakma sanmayın En yaygın kırılma noktası bu: bir hafta aksadığında planın tamamının bırakılması. Aksayan bir hafta, planın çalışmadığı anlamına gelmiyor.
  4. Birlikte gelin İkili gelen üyelerde bu eşik belirgin biçimde daha kolay aşılıyor. Kapıdan çıkmakta zorlandığınız akşam sizi çıkaran şey genellikle program değil, birlikte geleceğiniz kişi. → Duo pilates

Ara vermek bırakmak değil

Tatil, hastalık, iş yoğunluğu — hayatta ara verilecek dönemler oluyor ve bunlar bir başarısızlık değil.

Önemli olan aranın planlı olması. Planlı bir tatil için önceden haber verdiğinizde o haftanın derslerini programa yazmıyoruz; yazılmamış ders yanmıyor. Plansız bir devamsızlık ise hem hakkı yakıyor hem de dönüşü zorlaştırıyor. → Üyelik

Dönüşte de baştan başlamıyorsunuz. İki üç haftalık bir aradan sonra ilk seans biraz yavaş geçiyor ve ikinci seansta eski hâlinize dönüyorsunuz. Programınız kayıtta durduğu için kaldığınız yerden devam ediyor. → Eğitmen değişince ne oluyor?

Eşiği geçenler

Altıncı haftayı geçen bir üyenin bir yıl sonra hâlâ geliyor olma ihtimali belirgin biçimde yüksek. Ölçtüğümüz bir sayı değil ama on beş yıllık gözlem net.

Sebebi de anlaşılır: o noktadan sonra ders bir karar olmaktan çıkıp bir alışkanlığa dönüşüyor. Kazanç görünür hâle geldiğinde motivasyon dışarıdan gelmeyi bırakıyor.

Bir de şu var: sekizinci haftadan sonra gelen değişimler günlük hayatta fark ediliyor ve fark edilen şey kendini sürdürüyor. Merdiven çıkarken nefesin değişmesi, kimsenin hatırlatmasına gerek olmayan bir geri bildirim.

Sekizinci haftanın kayıtlarında tam olarak neyin değiştiğini ayrı bir yazıda rakamlarla gösterdik. → Sekiz haftada ne değişti?

Bırakmak da bir seçenek ve bunu bir başarısızlık olarak sunmuyoruz. Ama bırakma kararını beşinci haftada, en karanlık noktada vermeyin. Altı hafta daha verin; karar o zaman gerçek bilgiyle veriliyor.

Altıncı haftada ölçüyoruz.

İlk seanstaki değerlendirmeyi tekrarlıyoruz ve neyin değiştiğini yan yana görüyorsunuz.

Uygun Saatleri Sorun